Bu yazımızda, Alkollü araç kullanma cezası 2025 yılında ne kadar, Alkollü araç kullanma cezası affı nasıl olur, Alkollü araç kullanma cezası mahkeme kararları nelerdir ve 2. defa alkollü araç kullanma cezası nedir konularına değineceğiz.
Sayfa İçerikleri
Toggle2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na (KTK) ve bu kanuna dayanılarak çıkartılmış olan Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne (KTY) göre karayollarında uyuşturucu/uyarıcı madde tesirinde ve/veya alkollü iken araç kullanmak yasaktır (KTK m. 48/I, KTY m. 97/I). Bu durum trafik görevlilerince uygun teknik cihazlar kullanılmak suretiyle yapılan promil ölçümleri neticesinde saptanır (KTK m. 48/II). Bu inceleme rutin bir uygulamanın parçası olabileceği gibi (KTY m. 97/II) trafik kazasının gerçekleşmesi durumunda yasal bir zorunluluk olarak da ortaya çıkabilir; bu gibi durumlarda teknik cihazla yapılan ölçüme itiraz eden sürücü, sağlık kuruluşuna sevk edilerek kan değerleri üzerinden alkol analizi yaptırılabilir (KTK m. 48/III).
İlginizi Çekebilir: Araç Değer Kaybı Davası
| Kademeler | trafik cezaları |
| Alkollü araç kullanma cezası (ilk yakalanma) | 9.268 TL |
| Alkollü araç kullanma cezası (ikinci yakalanma) | 11.622 TL |
| Alkollü araç kullanma cezası (ikinci yakalanma) | 18.678 TL |
Sağlık kuruluşuna sevk edilen sürücülerin zamanla kanlarındaki alkol oranı düşeceğinden ilgili yönetmelik hükmü ile şöyle bir düzenleme yapma yoluna gidilmiştir:
“Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucuna itiraz edilerek tespitin sağlık kuruluşlarında yaptırılması halinde, her iki tespit arasındaki süre, teknik cihazla ölçüm yapılmasına izin verilmemesi halinde ise kaza saati ile sağlık kuruluşunda yapılan tespit saati arasındaki süre göz önünde bulundurularak sağlık kuruluşunda yapılan tespit sonucuna ilk ölçümü yapan trafik kuruluşu tarafından her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranı belirlenir ve çıkan sonuca göre işlem tesis edilir.”(KTY m. 97/V-b-3)
Yasada belirtilen promil değer eşiğinin aşılması durumunda sürücüye yasada öngörülen yaptırımlar uygulanır.
0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı (Hususi otomobil dışındaki araçlar için 0.21 promil) tespit edilen sürücülere idari para cezası, sürücü belgesinin belli sürelerle geri alınması ve cezaî yaptırım olarak tezahür edebilir (KTK m. 48/V). Alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye:
Ceza Puanı: Ayrıca her ihlal için 20 ceza puanı uygulanır.
Sürücü belgesinin geri alınması: Geriye doğru beş yıl içerisinde; ilk defasında 6 ay, ikinci defasında 2 yıl, 3 ve daha fazlasında ise 5’er yıl süre ile sürücü belgesi geri alınır.
Alkollü araç kullanma sebebiyle geri alınmış olan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için; ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla 2918 sayılı Kanun hükümlerine göre verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır. (KTK m. 48/XIII)
İlgili Makale: Trafik Cezası Ödeme
Eğitim ve psiko-teknik değerlendirme: Sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınan sürücüler sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; beş yıl süreyle geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar. Sürücülerin belgelerinin geri alma süresi sonunda iade edilebilmesi için yukarıda belirtilen şartların sağlanması ve Karayolları Trafik Kanununa istinaden (48’inci madde ve diğer bütün maddeler) verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması zorunludur. (KTK m. 48/XI)
Adli ceza: Yaptırılan ölçümler neticesinde1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilenler (kazaya sebebiyet vermemiş dahi olsa) veya yasal sınırların üzerinde (Hususi otomobiller için 0.50, diğer araçlar için 0.21 promil) alkollü olarak trafik kazasına sebebiyet veren sürücüler hakkında ayrıca TCK’nın 179’uncu maddesinden de işlem yapılacaktır (KTK m. 48/VI).
Zorunlu Trafik Sigortalarında Eş Değer Parça Uygulaması
Alkollü araç kullanımı neticesinde sürücü belgesinin geri alınması uygulaması yasal bir uygulamadır. Bununla birlikte uygulamada bu konuda ciddi mağduriyetler oluşmakta ve kişilerde bu konuda bir af beklentisi oluşmaktadır. Öncelikle ifade etmek gerekir ki sürücü belgelerinin geri alınması hususunda af uygulaması yapılması pek rastlanan bir durum değildir. Hiç kuşkusuz bu konuda yasal bir düzenleme yapılması mümkündür, ancak bu yönde bilinen bir çalışma bulunmamaktadır.
Ceza puanı bulunan ve ehliyetlerine el konulan kişiler için ehliyet affı yapılmasına yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığına dair, İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle sunulmuş, 06/07/2020 tarih ve 7/31746 sayılı yazılı bir soru önergesi mevcuttur. Ancak bu önergeye İçişleri Bakanı tarafından -bu yazının yayınlandığı tarih itibariyle- herhangi bir yanıt verilmiş değildir.
İlgili Makale: Genel Af Nedir?
Yasalarımızda alkol kullanımı kural olarak suç olmadığı gibi yasak da değildir. Sadece saldırgan sarhoşluk hâli kabahatler kanunu kapsamında idari yaptırıma tâbi tutulmuştur (K.K, m. 35). Bununla birlikte, alkollü araç kullanımı trafik güvenliğini tehlikeye soktuğundan yasa koyucu tarafından yasaklanmış ve belli bir oranı geçen alkol kullanımı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK 179) kapsamında değerlendirilmiştir.
“Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” (KTK m. 48/VI-VII)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun 179’uncu maddesi incelendiğinde:
“(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.” hükmünü içerdiği görülmektedir.
Bununla birlikte alkollü araç kullanımı neticesinde can ve mal kaybı gerçekleştiğinde gerek taksirle ölüme sebebiyet verme suçuna ilişkin TCK 85 ve gerekse taksirle yaralama suçunu düzenleyen TCK 89. Madde hükümleri kapsamında manevi unsurun değerlendirilmesi sürecinde (taksir-bilinçli taksir) dikkate alınacağı kesindir. Suçun bilinçli taksirle işlendiğine kanaat getirildiği durumlarda verilecek ceza taksirli haline göre verilecek ceza üzerinden üçte birden yarısına kadar arttırılarak hesaplanır (TCK 22/3).
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. Maddesi hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi hususunu düzenlemektedir. Buna göre;
Alkollü araç kullanmadan kaynaklı ceza davaları temel olarak ikiye ayrılabilir. Eğer kaza oluşmamış ise sadece trafik güvenliğini tehlikeye sokmaktan ötürü TCK 179’dan kaynaklı bir ceza davası söz konusu olacaktır. Buna karşılık eğer can kaybı ve yaralama ile sonuçlanan bir kaza söz konusu olmuş ise bu durumda ilgili yasa hükümleri uygulanacak, alkollü araç kullanımı ise manevi unsurun değerlendirilmesi sürecinde dikkate alınacaktır.
Bu konuda çok sayıda Yargıtay kararı mevcuttur. Bunların tamamını burada vermeye imkan yoktur. Bununla birlikte örnek olarak bazı kararlara yer vermekle yetinebiliriz:
“Görüldüğü gibi, dosya kapsamından sanığın alkollü olarak araç kullandığı sabit ise de, emniyetli bir şekilde araç kullanamayacağına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Her ne kadar olay tutanağında sanığın süratli bir şekilde araç kullandığı belirtilmişse de süratinin ne olduğu konusunda somut bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi, olay yerine çağırılan trafik görevlilerince sanık hakkında yalnızca alkollü araç kullanmak ve araçta yaptırdığı değişikliği tescil ettirmeden araç kullanmak eylemleri nedeniyle idari yaptırım uygulanmış, süratli araç kullanmak ile ilgili bir işlem yapılmamıştır. Akabinde hastaneye götürülen sanığın, ileri derecede alkollü olduğuna ilişkin rapor düzenlenmiş, ancak emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak hâlde olduğuna ilişkin olarak uzman hekim tarafından verilmiş bir rapor da bulunmamaktadır. O hâlde, sanığın yalnızca alkollü araç kullanması nedeniyle TCY’nin 179/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına olanak bulunmamaktadır” (CGK, 22.5.2007, 2-103/111)
“Oluş ve dosya içeriğine göre, Sanığın olay günü alkollü olarak cadde üzerindeki taksi durağında park halinde duran ticari taksiyi, sahibinden habersiz çalıştırıp yola çıktığı, Sıtkıpaşa caddesine dönüş yapmak istediği sırada yaya kaldırımına çarptıktan sonra direksiyonu toplayarak aynı caddeyi takiben, Yılmaz Akpınar bulvarına doğru seyir halinde iken trafiğe kapalı ve yol yapımının devam ettiği olay mahallinde aracın ön tanpon ve çamurluk kısmıyla asfalt yığınına çarpıp bunların üzerinden ilerdeki kum yığınının üzerine çıkarak tek taraflı kazaya sebebiyet verdiği olayda, alınan doktor raporunda sanığın orta derecede alkollü olduğunun belirtilmesi ve trafik görevlileri tarafından tutulan 15.11.2005 tarihli tutanağa göre alkolün etkisiyle güvenli sürüş melekelerini kaybetmiş ve emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına rağmen araç kullandığının tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında sanığa atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine, yolun trafiğe kapalı olması nedeniyle trafiğin güvenliğinin tehlikeye düşürülmesinden bahsedilemeyeceği ve sanığın kendisinin yaralandığı olayda, kast veya olası kastın oluşmayacağı şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle beraatine karar verilmesi” (bozmayı gerektirmiştir) (2.CD., 21.3.2011, 38665/5696)
1 defa alkollü araç kullandığı tespit edilerek uygulanan yaptırımlarda yani cezalarda alkolmetrede çıkan alkol miktarı ve hastanede yapılan ölçüm değerlerine bakılması gerekmektedir. İlk kez alkollü araç kullandığı tespit edilen bir sürücü için verilen emsal mahkeme kararına göre:
Davacının alkol düzeyini ölçmek için yapılan iki ölçüm arasında 130 dakikalık zaman farkı bulunduğu, bu süre içerisinde davacının kanındaki alkol oranının 0,72 promilden 0,011 promile düşmesinin yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde bilimsel olarak mümkün olmadığı, bu durumda ilk ölçüm sonucunun sağlıklı olduğu konusunda tereddüt oluştuğu; ayrıca, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının yukarıda bahsi geçen yazısı göz önüne alınarak hastanede yapılan ikinci ölçümde tespit edilen 0,011 promil alkol miktarının üzerine iki ölçüm arasındaki 130 dakikalık zaman farkına tekabül eden promil miktarı (yaklaşık 0,325 promil) eklendiğinde dahi davacının hususi otomobil sınıfı araçlar için belirlenen yasal sınırın (0,50 promil) altında alkollü olduğunun kabulünün zorunlu olduğu görülmekte olup, dava konusu işlemlerde bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında DİDDK, 28/02/2018, E.2017/403, K.2018/688 sayılı kararı; DİDDK, 15/12/2016, E.2016/3658, K.2016/3480 sayılı kararı; DİDDK, 15/12/2016, E.2016/2900, K.2016/3479 sayılı kararı; DİDDK, 15/12/2016 , E.2016/2205, K.2016/3477 sayılı kararı; Davacının alkol düzeyini ölçmek için yapılan iki ölçüm arasında 101 dakikalık zaman farkı bulunduğu, bu süre içerisinde davacının kanındaki alkol oranının 0.98 promilden 0,02 promile düşmesinin yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde bilimsel olarak mümkün olmadığı, bu durumda ilk ölçüm sonucunun sağlıklı olduğu konusunda tereddüt oluştuğu; ayrıca, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının yukarıda bahsi geçen yazısı göz önüne alınarak hastanede yapılan ikinci ölçümde tespit edilen 0,02 promil alkol miktarının üzerine iki ölçüm arasındaki 101 dakikalık zaman farkına tekabül eden promil miktarı (yaklaşık 0,2525 promil) eklendiğinde davacının hususi otomobil dışındaki araçlar için belirlenen yasal sınırın (0,21 promil) üzerinde alkollü olduğunun kabulünün zorunlu olduğu görülmekte olup, dava konusu işlemde bu nedenle hukuka aykırılık görülmediği hakkında D.İDDK, 15/12/2016, E.2016/4165, K.2016/3481 sayılı kararı.
Emsal kararlar
Davacıya ait sürücü belgesinin, alkollü araç kullandığının ikinci kez tespit edildiği gerekçesiyle 2 yıl süreyle geri alınmasına yönelik 09.03.2003 günlü davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacının 13.02.2003 tarihinde 1. kez alkollü araç kullanmak suçundan 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alındığı, 09.03.2003 tarihinde ise aynı suçu yeniden işlemesi dolayısıyla sürücü belgesinin geri alınması süresinin dava konusu işlem ile iki yıl daha uzatıldığı, olayda davacının 09.03.2003 tarihinde alkollü olarak araç kullandığından, sürücü belgesi daha önce 13.02.2003 tarihinde alınmış olup, sürücü belgesinin bulunmadığı, başka bir anlatımla davacı, sürücü belgesi mevcut olmadan alkollü araç kullanma suçunu işlediğinden, eyleminin bu şekilde nitelendirilerek işlem yapılması gerekirken tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden Bursa 1. İdare Mahkemesinin 13.11.2003 gün ve E:2003/558, K:2003/2084 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Danıştay 8. Dairesiise ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı bozmuş temyiz dilekçesini kabul etmiştir. Danıştay Kararı – 8. D., E. 2004/4780 K. 2005/2206 T. 28.3.2005
Ayrıca alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri ikinci defa geri alınan sürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul ve esasları İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya üçten fazla geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.
Ticari araç sürücüleri ve kamu hizmetinde çalışan sürücülerin alkollü olarak trafiğe çıkmaları tümüyle yasaklanmıştır. Diğer sürücüler içinse hususi otomobillerde yasal sınır olarak 0.50 promil yani bir litre kanda yarım gram alkol belirlenmiştir. Hususi otomobil dışındaki araçlarda ise 0.20 promil olarak belirlenmiştir. Genelde halk arasında 2 bira 0.50 promil eder serbesttir diye dolanan bilgiler uydurma bilgilerdir 2 bira içildikten sonra alkolmetre üflenmesi durumunda çok yüksek ihtimalle ehliyetinize el konulmasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde ve 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
Alkollü araç kullanan kişilere 9268 TL idari para cezası tatbik edilir.
Alkollü araç kullanma cezası bulunduğunuz yerdeki vergi dairesine ödenir.
Alkolden alınan ehliyet bulunduğunuz yer trafik tescil şube müdürlüğünden geri alınır.
Alkolden ehliyet kaptırma adli sicile işlemez ancak Emniyet Genel Müdürlüğü sistemine işlenir.
Avukat Ahmet GÜLSÜN, 2019 yılında başladığı Hukuk Fakültesi eğitimini, 2023 yılında onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını; Ankara Barosu nezdinde; iş hukuku, icra hukuku, sigorta hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarına yoğunlaşmış bir şekilde çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Ahmet GÜLSÜN Ankara’da bulunan Gülsün Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.
2019 yılında başladığı Hukuk Fakültesi eğitimini, 2023 yılında onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını; Ankara Barosu nezdinde; iş hukuku, icra hukuku, sigorta hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarına yoğunlaşmış bir şekilde çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Ahmet GÜLSÜN, Ankara’da bulunan Gülsün Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.